Karşı Kıyıdan Esintiler
 
Karşı Kıyıdan Esintiler
Bayatis
Yunan Müziği
Şarkı Sözleri
Albüm
Kitap
Foto Galeri
Linkler
Ana Sayfa
 

 

 

İki Gözüm Marika'm Rebetiko

Yazar    : Kostas Ferris

Çeviren  : Fulya Koçak

Yayın    : Literatür Yayınları

Kızın adı Marika'ydı... Rum'du, izmirliydi ,göçmendi,... Aşık oldu kanatlandı yüreği; aldatıldı, yenik düştü hayata ve rebetikolar onun çığlığı oldu ve çıkış yolu...

1922 Küçük Asya Felaketi sonrası, pek çok Rum yerini yurdunu terk ederek, Yunanistan'da gurbetçi oldu. Oranın egemenleri tarafından da kabul görmeyip dışlanınca marjinalleşen, açlık ve mutsuzluk sonucu esrara sarılan, barakalarda yaşayıp hayatlarını yasadışı yollardan kazanmaya çalışan ve üstüne bir de "Türk Tohumu" diye çağrılan bu insanlar, çaresizliklerini, özlemlerini, acıyla yoğrulmuş halk şarkılarıyla, rebetikolarla dile getirdiler.

Onlardan biriydi... Sesiyle varolamya çalışan, acılarını rebetikoyla haykıran diğer kadınlar, rakibesi Roza, annesi Adriana gibi, aşka, göçmenliğe, yoksulluğa ve kadınlığına yenik düşmüştü Marika... Hangisi daha çok acıttı yüreğini bilinmez; ama dilinden bir rebetikonun şu dizeleri hiç düşmezdi :

Bu adaletsiz dünyaya

Bu yaşadığımız dünyaya

Sormadı kimse bize

Acaba gelmek ister miyiz diye?

 

 

 

İlyada

Yazar    : Homeros

Çeviren  : Fulya Koçak

Yayın    : Arkadaş Yayınevi

Her şey, Paris’in sihirli elmayı Afrodite’ye vermesiyle başlar. Afrodite elma karşılığında Paris’e dünyanın en güzel kadınının sevgisini vaat etmiştir. Paris’in güzeller güzeli Helene ile karşılaşması ve elmayı alamayan Hera ile Athene’nin yüreklerindeki öfkenin kine dönüşmesi, Troya’yı alevler içinde bırakacak bir savaşı başlatır.

Bir zamanlar varlığına inanılmayan ve mit olduğu sanılan Troya kenti, Çanakkale Boğazı’nın güney yakasında ortaya çıkarılmıştır. Anadolu’nun kültür mirasının tanınması açısından İlyada çok özel bir öneme sahiptir.

Arkadaş Yayınevi, henüz gösterime giren ve şimdiden gelecek yıl Oscar ödülünün en şanslı adayı olarak görülen TRUVA filmiyle aynı anda Homeros’un İlyada destanını yeniden sizlere sunuyor.

Homeros’un 2.700 yıllık ölümsüz destanı İlyada, yeni ve çağdaş bir çeviriyle yeniden Türkçede. Antik Hellenceden çağdaş Yunancaya yapılmış çevirisinden dilimize kazandırılan bu eserde, Homeros’un kendine özgü tarzında ve dilindeki o özel deha ve ustalıktan ödün verilmemiştir. Anadolulu ozan Homeros’un iki büyük destanından biri olan İlyada genellikle tüm zamanların en büyük savaş öykülerinden biri olarak kabul edilir. Oysa İlyada’da yalnızca Troya Savaşı’nın anlatıldığını söylemek çok eksik bir tanımlamadır; kaçınılmaz bir trajik sona doğru giderken, yüce duygularla mücadele eden ve muazzam bir yıkımın ortasında savaşan insanların ve tanrıların yiğitliklerini hala capcanlı bize ileten bir öyküdür bu. Rapsodi adı verilen 24 bölümden ve 16.000’den çok dizeden oluşan İlyada destanı Troyalılar ile Akhalar arasında yıllarca süren Troya savaşının sadece küçük bir bölümünü anlatmaktadır.

 

 

 

 

 

Zorba

Yazar    : Nikos Kazancakis

Çeviren  : Ahmet Angın

Yayın    : Can Yayınları

Zorba, Yunanlı ünlü yazar Nikos Kazancakis'in olgunluk dönemi ürünü (1946). Ağır ve suskunlukla yüklü geçen karanlık bir dönemin tadı buruk ilk meyvesi. Nikos Kazancakis, çağdaş Yunan edebiyatının ancak buzlucam ardından seçilebilen, tedirgin ve büyük kişiliklerinden biri olarak çok tartışıldı, yanlış bilindi, az sevildi. Zorba adlı bu romanı, onun kendisiyle giriştiği bir tür sessiz hesaplaşma sayılabilir. Geçmişin, elden kayıp giden zamanın ve insanın temel yanılgılarının bir kez daha gözden geçirilmesidir bu roman. Zorba aracılığıyla Kazancakis özyaşamının yenilgiler ve soru işaretleriyle dolu bir bilançosunu çıkarır. Bu bağlamda ele alınınca, bu roman, Zorba ile yazarın yaşam öykülerinin çizili sınırları arasında sonsuz atkı ve çözgülerle sokunmuş büyülü bir kumaştır, denebilir; baştan sona sürekli bir arayışı, sonu gelmez çabaları yansıtan bir kanaviçedir; insanı arayışın serüvenidir... 'Korkmamayı, yaşamı sevmeyi ve ayakta durabilmeyi bana o öğretmişti,' diyor yazar. Gerçekten de Zorba, bir yaşam kılavuzudur. Özgür ufukların ve özgür insanların simgesidir. Bugün Nikos Kazancakis'in mezar taşında yazılı olanlar, doğrudan Zorba'nın ağzından dökülmüş yazgı sözcüklerini andırıyor: 'Hiçbir şey ummuyorum; hiçbir şeyden korkmuyorum; özgürüm.'

 

 

 

Rembetika

Yazar    : Gail Holst

Çeviren  : V. Çelik Akpınar

Yayın    : Pan Yayıncılık

1920'lerde, Büyük Mübadele'nin ardından ortaya çıkan, Pire'nin esrar tekkelerinde serpilip büyüyen, sonraları Atina'nın kulüplerinde kendine yer bulan bir müzik türü rembetika. Doğu Akdeniz duyarlılığı müziğe sinmiş; sözlerse, hem Ege insanının hüznüne, tutkusuna, aşkına yer veriyor, hem de şehirli yeraltı dünyasının pek de saygıdeğer olmayan hayatına. 1965 yılında ilk kez gittiği Yunanistan'da karşılaştığı bu müzik türüne duyduğu ilgiyi kitaplaştıran Gail Holst, Avustralyalı bir müzikolog. Ortaya koyduğu eser, Yunanistan'da dört baskı yapmış. Kuru bir dille yazılmış uzmanlık tezi değil, rembetikanın tüm sıcaklığını duyuran, aynı zamanda bu müziğin tarihçesini ve ana öğelerini tanıtan bir çalışma. Kitabın değerini daha da artıran çok sayıdaki belgesel fotoğrafla, rembetika şarkı sözlerinin çevirisi.

 

 

 

İstanbul'un Son Sürgünleri

Yazar    : Rıdvan Akar & Hülya Demir

Yayın    : Belge Yayınları

Türkiye'de yaşayan Rum cemaati kendileri 'İstanbullu' olarak tanımlar. Onlar 'İstanbullu'dur. Bizans'ın, Osmanlı'nın mirasçıları, kentin vicdani sahipleridir.

'İstanbul'un Son Sürgünleri' doğrudan Rum cemaatine uygulanan bir devlet politikasını anlatıyor. Kıbrıs sorununun Türkiye ve Yunanistan arasındaki ilişkileri neredeyse kopma noktasına getirdiği günlerde, politikacıların kendi vatandaşlarını bir koz, bir rehin gibi gördüklerinin öyküsünü aktarıyor.

1964'de Kıbrıs sorununu istediği biçimde sonuçlandıramayan Türkiye, Türkiye'de yaşayan Yunan pasaportlu Rumların sınırdışı edilmesi kararını verdi. Yaklaşık 12 bin Rum, yanlarında sadece 20 kilo kişisel eşyaları ve 200 lira parayla sınırdışı edildi. Bütün mal varlıkları ve bankalardaki paraları bloke edildi. Rumlar Türk pasaportlu soydaşlarıyla evlenmişti. Bu nedenle de binlercesi aileleriyle İstanbul'u terk etmek zorunda kaldı.

 

 

 

Girit'ten Cunda'ya

Yazar    : Ahmet Yorulmaz

Yayın    : Remzi Kitabevi

Ahmet Yorulmaz'ın; Hasanaki'si, Süslü Hüsniye'si, Marigosu'yla bir Girit nostaljisini dile getirdiği üçlemenin ilk kitabı olan Savaşın Çocukları, "bir Türk yazar tarafından yazılmış ilk ve tek mübadele romanı" olma özelliğiyle edebiyattaki yerini aldı. Savaşın Çocukları'nın devamı olan Kuşaklar'da ise yine Hasanaki'nin kişiliğinde mübadillerin ekonomik ve sosyal sıkıntılarını, Midilli ve Selanik elitini, iskan-tefviz olaylarının perde arkasını, II. Dünya Savaşı'nın etkilerini okuduk.

Üçlemenin son kitabı olan Girit'ten Cunda'ya'da, okuru bu kez 1940'lı yılların Yunanistan'ına götüren Ahmet Yorulmaz, romanın ikinci bölümünde ise aynı yılların Cunda'sında dolaştırıyor.

 

 

 

Benden Selam Söyle Anadolu'ya

Yazar    : Dido Sotiriyu

Çeviren  : Atilla Tokatlı

Yayın    : Can Yayınları

'Ve sen Kör Mehmet'in damadı! Hele sen! Niye öyle tiksinerek bakıyorsun yüzüme? Öldürdüm evet seni, ne olmuş! Ve işte ağlıyorum... Sen de öldürdün! Kardeşler, dostlar, hemşehriler... Koskoca bir kuşak, durup dururken katletti kendi kendini!.. Anayurduma selam söyle benden Kör Mehmet'in damadı! Benden Selam Söyle Anadolu'ya!.. Toprağını kanla suladık diye bize garezlenmesin... Ve kardeşi kırdıran cellatların Allah bin belasını versin!..' 1982 yılında Abdi İpekçi Türk-Yunan Dostluk Ödülü'nü alan bu kitap, kökleri Türkiye'de olan, Kurtuluş Savaşı'ndan sonra Türkiye'den göç etmek zorunda kalan ünlü Yunanlı yazar Dido Sotiriyu'nun en önemli etkileyici kitabı. Türkiye'nin kültür mozayiğinde çok önemli bir yer tutan Yunanlı azınlıkların, Kurtuluş Savaşı öncesindeki ve savaş sırasındaki yaşamlarından gerçekçi kesitler sunan Dido Sotiriyu, kendisini şöyle tanıtıyor: 'Babam sabun yapımcısıydı. Çocukluk yıllarımda ailemle birlikte, doğduğum il olan Aydın'da yaşadım. 1922'de Anadolu'dan ayrılarak Yunanistan'a, amcamların yanına gitmek zorunda kaldım. Ailem daha sonra göçtü oraya. İlk çocukluk yıllarının anıları belleğimden silinmiyordu. Babamın arkadaşı Talat Beyler, sokakta oynadığım Rum ve Türk çocukları bugün bile aklımda. Yaşadığım günlerin, duyduğum gerçek olayların o kadar etkisi ve büyüsü altında kalmıştım ki, bu konuyu ele alan bir kitap yazma isteği içimde çığ gibi büyüyordu. 1962 yılında, Benden Selam Söyle Anadolu'ya adlı kitabım yayınlandı. Bence ilk kez gerçekleri ortaya koyan bu kitapta geçenler tümüyle tarafsız bir gözle yazıldı.'

 

 

 

Antik Yunan
Bir Keşfin Arkeolojisi

Yazar    : Roland ve Françoise Etienne

Yayın    : Yapı Kredi Kültür Sanat Yayıncılık

Uzun süre Yunanistan’da yaşayan Roland ve Françoise Etienne’in ortak çalışması olan Antik Yunan, okuru tarih içinde şaşırtıcı ve gizemli bir yolculuğa çıkarıyor.YKY Genel Kültür Dizisi’nin bu son kitabı, bir bilim dalı olarak arkeolojinin gelişim çizgisini yansıtmanın ötesinde, 150 belge eşliğinde, Batı uygarlığının kökenine, kaynaklarına ulaşan kapsamlı bir çalışma

 

 

 

Geographika
Yeniden Keşfedilen Yunanistan

Yazar    : Mehmet Ali Gökaçtı

Yayın    : İletişim Yayınları

Sürekli altüst oluşlar içinde tarihi yeniden yazılan bir ülkeyi gezmek, görmek, gözlemlemek... Dostluk ve düşmanlık duygularının sırt sırta yaşadığı toprakları ve bu topraklar üzerinde yaşayan insanları tanımak... Bir coğrafyaya resmi söylemlerin dışından ve ötesinden bakabilmek... Elinizdeki kitap yukarıdaki spotların ışıkları altında, kadim komşumuz Yunanistan’ı, geçmişten bugüne akan öyküsü eşliğinde anlatma iddiasını taşıyor. Geographika, kuzeyden güneye, anakaradan adalara tüm Yunanistan’ın “yeniden keşfi” bir anlamda. Arkeolojiden etnografyaya, mitolojiden siyasi tarihe, gündelik hayattan ekonomiye uzanan geniş bir yelpazede Yunanistan’ın dünü ve bugünü... Kitap, Yunanistan’ı üç tarihi kesitte ele alıyor: Antik dönemden Hıristiyanlığa, Osmanlı eegemenliğinden bağımsızlığa ve bağımsızlıktan günümüze. Tarihi kalıntılardan yemek kültürüne uzanan ayrıntılarla zengin bir rehber niteliği kazanan bu çalışma, harita, plan ve krokileri, geniş kaynakçası ile Türkçe’de eşi benzeri olmayan bir elkitabı aynı zamanda. Bu satırların okurları için son söz: Geographika ile Yeniden Keşfedilen Yunanistan’da iyi yolculuklar dileriz.